Dijital mi Analog mu?
Bugün bir arkadaşım, fotoğraf kursuna gideceğinden bahsetti. Sohbet bir süre sonra, nasıl bir makine almak gerektiğine döndü dolaştı. En önemli karar da, dijital mi yoksa analog mu almak oluyor.
Fotoğrafçılıkla uğraşan birinin daha çok orta-ileri düzey, ayarlarını kurcalayabileceği bir makine alması şart. Bunda herkes hemfikir. Ama iş teknik tarafa geldiğinde işler o kadar kolay değil. Çoğu romantik(!), analog bir makinenin vereceği zevki ve kaliteyi hiç bir dijital makinenin veremeyeceğini söyler. (Hatta bu insanlar daha da ileri giderek renkli fotoğraftan da nefret ederler ve keşke hep siyah-beyaz fotoğrafçılık zamanlarında kalınsaydı derler.
) Bu bir bakıma doğru. Ama dijital bir makineyle elde edebildiklerimizi, analoglarda elde edebilmek için binlerce $’ı gözden çıkarmak şart. Çeşit çeşit lensler, filtreler derken cebimiz pek bir hafifleyecektir.
Bugün yeni bir makine alacak herkese dijital tavsiye ediyorum. Artık fotoğraflara baskıdan sonra elimize alıp bakmak için can atmıyoruz, bir an evvel arkadaşlarımıza mail ile atmak için, veya web sitemizde yayımlamak için uğraşıyoruz. Bu işler için zahmete katlanmaya hiç gerek yok. 5MP veya üzeri bir makineyle çok kaliteli görüntüler alınabilir, 35mm bir film kadar büyütülerek basılamaz belki ama, amatör fotoğrafçılığın tadı sonuna kadar çıkarılabilir..
Hangi makine derseniz, Canon’un yeni çıkarmış olduğu Powershot S2-IS modelini gözüme kestirdim diyebilirim. Benzer bir lensin fiyatının ne kadar cep yaktığını gördükten sonra çok da ucuz gelecektir ayrıca. Bundan başka bir de Panasonic’in efsane Leica lenslerini kullanarak yarattığı yine 12x optik zoomlu FZ30 modelini de beğendim. Daha başka makineler ve incelemeleri için dpreview.com‘u incelemenizi tavsiye ederim.
Bu kategori altındaki diğer yazılar: Fotoğraf
10 Eylül 2005 3:24 pm
Elimdeki filmi makaraya takmak için uğraştığım karanlık dakikalarda anlamıştım kör bir insanın ayakkabılarını bağlarken yaşadığı acıyı. Karanlık odada filmleri banyo havuzlarında sallarken duymuştum kör bir insanın elbiselerini değiştirirken söylediği o yanlız şarkıyı. Yavaşca beliren fotoğraf karesini izlerken hissetmişim kör bir insanın aklında canlanan gökkuşağının siyah beyazlığını. İşine yaramayacak bütün renkleri bir kenara bıraktığını biliyordum, kurumak için astığımız fotoğraflar kuruyarak içe dönmeye başladığında.
Analog makinasında çektiği fotoğraf için karanlık odaya girmedikçe anlayamaz insan, görme özürlü birinin gri bir ton için bile neler verebileceğini…
10 Eylül 2005 6:21 pm
theo, yoksa o romantik sen misin?
10 Eylül 2005 8:20 pm
Dahası http://teoman.feyvi.org/blog/ adresinde saklı…
12 Kasım 2005 2:50 am
theo kim bilmiyorum ama ona katılıyorum!ben de fotoğrafla ilgileniyorum -amatörce!- ve analog makina her zaman tercihimdir,fotoğrafı çekerken çıkan o ses dijital makinalarda yok,hem filmleri verip de fotoğrafçıya acaba ne çıktı diye merak etmek,heyecanlanmak ayrı bi duygu,çok mu geri kaldım bilmiyorum,ama tüm analog severlere selamlar sevgileeeer,ii günleeer:)