Ağaçları kesmesinler!

Geçen gün eve doğru yürürken, yol kenarında birikmiş bir yığın dal gördüm. Sokağın öte yanına bakınca anlaşıldı bu mevsimde anlamsız yığın.. Yine bir kısım insanlıktan nasibini almamış insan, apartmanlarının manzarasını kestiği için önlerindeki o güzelim, at kestanelerini yontup, kırpıp kuşa döndürmüş, yol boyu sayısız kütüğü mahallemize hediye etmişti. Yıllarca, evden okula yürüdüğüm yol boyunca böyle kırpılan ağaçlar gördüm, Kızılay’da Güven Park’ta, her yerde bu gözü dönmüşlük devam ediyor. Ağaçları kökünden bir kesip de atamadıkları için, budama niyetine böyle kuşa çeviriyorlar! Kim dur diyecek bu, dilim insan demeye varmıyor ama, insanlara! Ne yapılabilir?! Çok kızıyorum.. Bir insan böyle bir güzelliğe nasıl zarar verebilir, bu nasıl bir düşüncedir??

Bu kategori altındaki diğer yazılar: Hayat

2 Comments on “Ağaçları kesmesinler!”

  1. danceeg:

    Dun aksam eve donerken ben de sitemizin onundeki japon elmasi agaclarinin (su kucucuk kirmizi meyvesi olan, adindan emin degilim) ve 2 tane cam agacinin kesilmis oldugunu gordum, yerlerinde kucucuk birer kutuk kalmisti sadece… O kadar uzuldum ki. Hala bizim bahcivani bulup da soramadim neden diye. Umarim mantikli bir aciklamasi vardir(1. katin manzarasini kesmek haricinde…)

  2. Tülin ACAR:

    AĞAÇ
    İki gövdeli tek ağaç
    Yaşlanmış…
    Sokak kenarında,
    Gelip geçenler ise gelip geçmekte öylece yanından
    Kaç kişiyi gördü yıllanmış ağaç?
    Kaç gözyaşlıya tanıklık etti?
    Kaç sevdalının sevdasına?
    Kimseye söylemedi, anlatmadı.
    Ağaçtı ve sessizlik ona verilen görev.
    Sonbahar mevsiminde dökse de yapraklarını,
    O ağaçtı!
    Her gün yanından geçip gittiğim ağaç,
    varlığıyla yoktu her zaman ki yerinde
    Değildi sokakta!
    Kesik bir gövde,
    dökülen yapraklar yerde,
    Filizlenir miydi seneye ilkbaharda?

Yorumlayın: